BAKTABUL
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

Yazın bir kenara... 23 Temmuz’da terör bitecek!

5 posters

Aşağa gitmek

Yazın bir kenara... 23 Temmuz’da terör bitecek! Empty Yazın bir kenara... 23 Temmuz’da terör bitecek!

Mesaj tarafından empty Çarş. Haz. 13, 2007 11:13 am

Tarih, 11 Haziran 2007... Günlerden Pazartesi... Yani, önceki gün... Yer Mersin... MHP Genel Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Mersin milletvekili adayı Mehmet Şandır, milletvekili adayları ile konvoy eşliğinde şehri turladıktan sonra, “il binası”na gelip, açıklama yapıyor...

Diyor ki:
“Her şehidimiz yüreğimizden bir şey alıp götürüyor, ateş yüreğimizi yakıyor. Yaşanan bu hadiseler, yalnız terör meselesi olmanın çok ötesinde, ülkemizi parçalamaya, toplumumuzu etnik kimlikle ayrıştırmaya karar veren küresel güçlerin; terör örgütü PKK’yı da kullanarak ortaya koydukları cürettir, cesarettir. Bunun durdurulması lâzım. Bu akan kanın durdurulması lâzım. Bu cüretin durdurulması lâzım.”
Buraya kadar her şey normal... Bu sözlerin altına, ben de imzamı atarım...
Peki, ya bundan sonrası?
Devam ediyor Bay Şandır:
“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, her gün ekranlardan gözlerimizin içine baka baka, sanki kendisi tribündeki seyirci, sokaktaki ilgisiz adam gibi, ‘Akan kanın üzerinden siyaset yapılmasın’ diyor. Ne yapacağız? Bu akan kanı kim durduracak? Çok net söylüyorum, akan kanın sorumlusu Başbakan Erdoğan’dır ve bunun hesabını mutlaka verecektir. MHP olarak bu hesabı sormazsak namerdiz. Bunu herkes böyle bilsin.”
BU KAN, 25 YILDIR AKMIYOR MU?
Şu hâle bakın;
“Akan kanın sorumlusu Başbakan”mış!..
Peki, ne yapacak Başbakan;
Soyadı “Erdoğan” diye, bir “er” olarak silahları kuşanıp, “sınırda PKK avı”na mı çıkacak?..
Bu ülkenin, “yüzbinlerce asker”den oluşan bir “ordu”su, bu ordunun “komutan”ları, bu komutanların “Genelkurmay Başkanı” yok mu?..
Ne yani; Genelkurmay Başkanı “yetki” istedi de Başbakan vermedi mi?..
Genelkurmay Başkanı “para” istedi de, Başbakan vermedi mi?..
Genelkurmay Başkanı, “techizat” istedi de, Başbakan vermedi mi?..
Daha ne yapacak Başbakan;
Biraz önce dediğim gibi; soyadı “Erdoğan” diye, askere “er” yazılıp, dağlarda “terörist avı”na mı çıkacak?..
Bu, nasıl “kafa”dır, anlayan beri gelsin!..
Durun, daha bitmedi...
Farzedelim ki, “MHP”li Bay Şandır”ın sözlerinde “haklılık payı” vardır ve akan kanın sorumlusu “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan”dır!..
İyi de, sormazlar mı adama;
Bu kan, sadece “son 5 yıldır” mı akıyor?.. Bu kan, tam “25 yıldır” akmıyor mu?.. Bu ülke, “onbinlerce şehit” vermedi mi son 25 yılda!.. “PKK ile mücadele” etmek için “on milyarlarca dolar” harcamadı mı?..
Peki; tam da “seçim arefesi”nde bu argümanı kullanıp, “onlarca şehit”in hesabını sormayı akledenler, “on binlerce şehit” verdiğimizde nerelerdeydi acaba?..
“Akan kanın sorumlusu”nu o zaman niye aramadılar?.. “Bu terör, hâlâ niye bitirilemedi” diye, o zaman niye sormadılar?..
“Harekât”sa, harekât!..
“Kandil”se, Kandil!..
“Sınır ötesi” ise, sınır ötesi!..
“Bombardıman”sa, bombardıman!..
Peki, ne oldu netice?..
“On binlerce şehit!..
On milyarlarca dolar!”
Bay Şandır, bunları niye sormuyor?..
Tayyip Erdoğan’a geldi mi;
“Vur abalıya!”
“On binlerce şehit” geldi mi;
“Ortada kuyu var, yandan geç!”
Çünkü orası “cısss” mevzular!..
HERKES “ZEYTİNYAĞI” OLUP ÇIKTI!
Asıl garibime giden nedir, bilir misiniz?..
Son günlerde, hemen herkes, kendisini “sütten çıkan ak kaşık” gibi göstermeye ve “zeytinyağı” gibi üste çıkmaya yelteniyor!..
Şu hâle bakın;
3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra; “iktidarda” iken davraldığı ANAP’ı “yüzde 5’lere” indiren, sonra da “borçla ve hacizle terk edip kaçan” bir Mesut Yılmaz bile; şimdi kalkmış, “Erkan Mumcu’nun yapacağı en doğru iş, genel başkanlığı bırakmasıdır” diyor!.. Bunu diyebiliyor!..
Tamam, Erkan Mumcu, sırf “eşi başörtülü” diye “Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı seçtirmemek” için, partiyi “seçime bile giremez” hâle düşürdüğü için, sadece Anavatan Genel Başkanlığı’ndan değil, “siyaset”ten de “istifa etmelidir!..
Bunu, ben söyleyebilirim!..
Ama, Mesut Yılmaz; “bunu söyleyebilecek en son kişi”dir!..
Tıpkı, Doğu Perinçek’in de; Genelkurmay tarafından yapılan “kitlesel refleks” çağırısına uyup, Diyarbakır’da “teröre lânet” mitingi yapmaya kalkışması gibi!..
Söyleyin Allah aşkına;
15 Ekim 1989 tarihinde “Bekaa Vadisi”ne gidip, “terörist başı Apo” ile birlikte, “sıraya dizilmiş teröristlerin ellerini tek tek sıkan” bugünkü Doğu Perinçek değil miydi?..
Ne hâllere düştük, görün!..
“Genelkurmay çağrıları”na uymak kimlere kaldı, görün!..
“Ulusalcılık!.. Milliyetçilik!.. Vatanseverlik” kimlerin dilinde, görün!..
KEDİNİN BACAĞINI O ZAMAN AYIRACAKTINIZ!
Dedim ya; bugünlerde, hemen herkes bir “rol kapma”nın, “durumdan vazife çıkarma”nın peşinde!..
“MHP’li Bay Mehmet Şandır”ın rolü de, herhalde “Başbakan’a yüklenmek” olsa gerek!..
Neymiş, “hesap soracaklar”mış!.. Bu hesabı sormazlarsa “namert”lermiş!..
Bilirsiniz değil mi, o “hikâye”yi!.. Hani, “kedinin bacağını ayırma” hikâyesini!..
Adam kahvede, arkadaşları ile sohbet ediyor... Hemen hepsi de, “eşlerine nasıl söz geçirdiklerini” anlatıyor... Biri, “Yüzümün ifadesinden ne istediğimi anlar” diyor, bir diğeri, “Bir kaş-göz işareti yaptım mı, hemen gereğini yapar” diyor!..
Adam, gözleri faltaşı gibi açılmışcasına dinliyor konuşulanları!..
Öyle ya; kendisi, karısına söz geçiremiyor!.. Söz geçirmek şöyle dursun; tam aksine, “karısının dediği” oluyor her seferinde!..
Bu yüzden de; sağda-solda “kılıbık” demeye başladıkları geliyor kulağına!..
İşte bu “eziklik” içinde, arkadaşlarından birine soruyor: “Karına söz geçirmeyi nasıl başardın?”
Arkadaşı, “Her şeyin sırrı kedi bacağında” deyip anlatıyor; “Kedinin bacağını bir ayırdım, o günden beri karım, sözümden çıkmaz!”
Adam, şöyle bir düşünüyor...
“Tamam” diyor, “Oldu bu iş!”
Eve gidiyor...
Bir “kedi” bulup, kapatıyor yatak odasına...
Akşam olup da, yatak odasına geçtikleri esnada, kediyi yakalayıp, “caaartt” diye ayırıyor iki bacağını!..
Karısı; “korkacağı” yerde, başlıyor “kahkahalarla” gülmeye!..
Adam şaşkın... O şaşkınlıkla soruyor karısına,
“Niye gülüyorsun?”
Kadın cevap veriyor:
“Heriiif herif, geç kaldın!.. Kedinin bacağını şimdi değil, evlendiğimizin ilk gecesinde ayıracaktın!”
ŞEHİTLER ÖLMEZ APO ASILAMAZ!!!
Söyleyin Allah aşkına;
Bülent Ecevit’in bile, “Niye getirip de bize teslim ettiler, hâlâ anlayabilmiş değilim” itirafında bulunduğu Apo’yu, “asmayıp da besleyen” kimdi?..
Bugün kalkmışlar, “şehit tacirliği”ne soyunup, meydanlarda “çömez”lerini bağırtıyorlar:
“Şehitler ölmez, vatan bölünmez!”
Peki ama;
Askerlerimizi “şehit” eden, vatanımızı da “bölmek” isteyen Apo’yu “idamdan kurtaran” kimdi?..
12 Ocak 2000 tarihli kararın altında; Bülent Ecevit ve Mesut Yılmaz’la birlikte Devlet Bahçeli’nin de imzası yok mu?..
Hiç kimse ıkınıp, sıkınmasın!.. Lâfı da eğip bükmeye kalkmasın!..
Gerçek olan şudur:
“Onlarca şehit”in cenazesinden “siyasî rant” elde etmek için, meydanlarda “şehitler ölmez, vatan bölünmez” diye slogan atanlarla, 2000 yılının 13 Ocak’ında “Apo idam edilemez” yazısının altına “imza” atanlar aynı insanlardır!..
2000 yılında “30 bin kişinin katili”ni asamayanların, bugün kalkıp da “onlarca şehit”in hesabını Tayyip Erdoğan’dan sormaya hakları yoktur!..
“Mertlik” dediğin; bugün Başbakan’a hesap sormak değil, “Apo’ya hesap sormak”tı!..
“Kedinin bacağı”nı 2000 yılında ayıramayanlar, bugün kalkıp da “mertlik” taslamasın bana!..
Mertlik, “o zaman” lâzımdı!..
Şimdi, geçmişler ola!..
Çünkü biz;
“Başbakan’a hesap sorma”ya gelince “kükremiş aslan” kesilenlerin; “Apo’yu idam etmeyin” yazısı önlerine geldiğinde, nasıl bir “süt dökmüş kedi” uysallığına büründüğünü unutmuş değiliz!..
Biz, o “erkek”leri, gayet iyi biliriz!..
ŞARTLARI KİM OLGUNLAŞTIRIYOR?
Bunları böylece ifade ettikten sonra, gelelim “başlıktaki mevzu”ya!..
Ama, ona da geçmeden önce, Faruk Mangırcı’nın, 20 Ocak 2006’da Star gazetesinde çıkan bir yazısını dikkatlerinize sunmak istiyorum...
Şöyle yazmış Faruk Mangırcı:
“12 Eylül günü itibariyle Türkiye’ye baktığımızda, “kan gövdeyi götürüyor”du... Ancak, asker yönetime el koyunca, anarşi, bıçakla kesilir gibi sona erdi.
Toplumda kanaatler böyle de olsa, “aslında işin doğrusu” bu değildir... İşin doğrusu; Türkiye’de yönetime el koymayı plânlayanlar, Türkiye’de darbenin zemininin hazırlanması için elden gelen her şeyi yapmışlardır.
Hatırlayın; dönemin Başbakan’ı Demirel’in, darbeden yıllar sonra Kenan Evren’e yönelik, ‘Ne istediyseniz verdim!.. Sıkıyönetim dediniz verdim!.. Silah dediniz verdim!.. Para dediniz verdim!.. Ama, anarşiyi bir türlü durduramadınız’ serzenişini...
Hatırlayın, 12 Eylül döneminin 2. Ordu Komutanı Bedrettin Demirel’in, “Biz darbeyi yapmaya 1978’de karar verdik, ancak şartlar olgunlaşsın diye bekledik” sözlerini!!!”
Faruk Mangırcı’nın 2006’da yazdıkları ile “2007 Türkiye’si”nin son günlerinde olup-bitenleri şöyle bir karşılaştırın!..
Bu karşılaştırmayı yaparken de; önceki gün şehit Yarbay Melih Gölova için Manisa’da düzenlenen “cenaze töreni”ne katılan ve orada MHP sempatizanı gençlerin “Arınç dışarı” şeklinde çirkin sloganlarına maruz kalan TBMM Başkanı sayın Bülent Arınç’ın, bu sloganlara verdiği cevabı gözler önüne getirin...
Sayın Arınç dedi ki:
- “Şehit cenazelerini kendilerine kazanç kapısı haline getirmiş bir grup insan var!.. Bunların içerisinde siyasetçiler de var, bunların içerisinde başka hiçbir şeyi olmadığı için bu yola kapılmış zavallı insanlar da var. Geçmişte de vardı, bugün de var!”
- “Bu tür protestoların böyle bir zamanda neden yapıldığının sorgulanması gerekir!.. Bu; niçin şimdi ve neden böyle bir zamanda yapılıyor? Bunun seçimle bağlantısı var mı? Aklı olan herkes bu soruların cevabını Türkiye’de bulabilir!”
Cevap, gayet açık değil mi?..
Aynı filmi, 1999’da da görmedik mi...
O zamanlar da, işte böyle “şehit cenazeleri”nde anormal artışlar olmuş ve MHP; “şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganlarıyla “iktidar ortağı” olmuştu!..
Şehit cenazelerinde, “İmralı, Apo’ya mezar olacak” sloganı atanlar, sonunda “saray” haline getirdiler İmralı’yı!.. Ve tabii, Apo’yu da “asmayıp, beslemeye” devam ettiler!..
Ve şimdi... “Yazın bir kenara... 23 Temmuz’da terör bitecek” dememin sebebi de bu!..
Hani, düşünüyorum da;
Apo’yu “İmralı”dan alıp da, “F tipi cezaevine nakledeceğini” deklâre eden Devlet Bahçeli’ye, birileri; “seçim desteği”nde mi bulunuyor acaba?..
Bu birileri; MHP’li Bay Şandır’ın da dikkat çektiği “küresel güçler” ve onların “yerli işbirlikçileri” midir?..
“Terör örgütü PKK’yı da kullananlar” bunlar mıdır acaba?!?
PKK’YI GÖSTER, DTP’YE RAZI ET!
Eğer öyle ise; yazın bir kenara... “23 Temmuz sabahı”nda, bu ülkede “terör duracak”tır!..
Çünkü “terör”ün ve “PKK’yı kullanan küresel güçler” ile onların “yerli işbirlikçileri”nin hedefinde “AK Parti iktidarı” vardır!.. Amaç; “şehit cenazeleri”yle, hükümeti yıpratmak ve “cenaze tacirlerine zemin hazırlamak”tır!..
İkinci amaç da;
“Ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek” gibi; “PKK terörünü gösterip, Apo sempatizanı DTP’li adaylara razı etmek”tir!..
Oyun budur!.. Plân budur!..
İşin asıl enteresan tarafı;
“12 Eylül öncesi”nde bu “oyun”da rol alıp “5 bin şehit verdiklerini” söyleyenler, sonra da gidip; kendilerine “eli kanlı katiller” diyenlerle “iktidar ortağı” oldular!.. Ama, görünen o ki; hâlâ “oyuna gelmekten” kurtulamadılar!..
Acırım, acırım da “samimi ülkücüler”e acırım!..

--------------
Teröre “YÖN” verenler
Sayın Recai Kutan'ın, bugün arka sayfamızda yayınlanan demecinde oldukça önemli ayrıntılar var.
Diyor ki Recai Bey:
“Türkiye’de 1960’lara kadar terör diye bir sorun yoktu. Ben 1957-1960 yılları arasında Güneydoğu illerinde DSİ bölge müdürüydüm, GAP projesinin çalışmasını yapıyorduk. O zamana kadar hiçbir terörist faaliyet yoktu. 60’tan sonra Ankara’da Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde YÖN diye bir dergi yayınlanmaya başladı. İlk defa bu dergi Kürt ve Alevilik meselesini kaşımaya başladı. Bu yeni çıkan ulusalcıların temeli de oralara dayanır. Bunlar şimdi kalkıp Kurtuluş Savaşını omuz omuza veren insanların çocuklarına bayrak sallayarak vatanseverlik taslıyorlar. Bu YÖN dergisini çıkaranlar Ankara’da yine Sosyalist Kültür Derneği diye bir dernek kurdular. İlk şubesi Diyarbakır’da açıldı. İşte bu derneğin Fransa’da eğitim görmüş Marksist Kürtçü üyeleri Diyarbakır’da yuvalandılar.”
Ne demektir bu?.. Şu demektir: Türkiye'nin başına "terör" belâsını sarmak isteyenler, önce "zemin" hazırlıyor, sonra "yön" veriyor, en sonunda da "şartların olgunlaşmasını" bekliyor!.. Bugün de "aynı oyun" oynanmıyor mu?..

Hasan Karakaya
empty
empty
MODERATÖR
MODERATÖR

Mesaj Sayısı : 421
Kayıt tarihi : 10/06/07

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Yazın bir kenara... 23 Temmuz’da terör bitecek! Empty Geri: Yazın bir kenara... 23 Temmuz’da terör bitecek!

Mesaj tarafından pInaR C.tesi Haz. 16, 2007 2:17 pm

paylaşım için saol
pInaR
pInaR
Süper Mod.
Süper Mod.

Mesaj Sayısı : 1216
Kayıt tarihi : 11/06/07

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Yazın bir kenara... 23 Temmuz’da terör bitecek! Empty Geri: Yazın bir kenara... 23 Temmuz’da terör bitecek!

Mesaj tarafından Onur Perş. Haz. 21, 2007 12:47 pm

saol
Onur
Onur
Süper Mod.
Süper Mod.

Mesaj Sayısı : 1527
Kayıt tarihi : 20/06/07

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Yazın bir kenara... 23 Temmuz’da terör bitecek! Empty Geri: Yazın bir kenara... 23 Temmuz’da terör bitecek!

Mesaj tarafından fergie Perş. Haz. 21, 2007 5:05 pm

bekliyecez artık 23 temmuzu
fergie
fergie
MODERATÖR
MODERATÖR

Mesaj Sayısı : 484
Kayıt tarihi : 11/06/07

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Yazın bir kenara... 23 Temmuz’da terör bitecek! Empty Geri: Yazın bir kenara... 23 Temmuz’da terör bitecek!

Mesaj tarafından Gamze Çarş. Haz. 27, 2007 11:57 pm

saol
Gamze
Gamze
Süper Mod.
Süper Mod.

Mesaj Sayısı : 1224
Kayıt tarihi : 13/06/07

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Yazın bir kenara... 23 Temmuz’da terör bitecek! Empty Geri: Yazın bir kenara... 23 Temmuz’da terör bitecek!

Mesaj tarafından Onur Cuma Haz. 29, 2007 3:14 pm

hiç sanmıyom ama....
Onur
Onur
Süper Mod.
Süper Mod.

Mesaj Sayısı : 1527
Kayıt tarihi : 20/06/07

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz